TERMAL KAMERAYLA ASLINDA BÜTÜN SEKTÖRLERE HİZMET VERİYORUZ

Termal kamerayla aslında bütün sektörlere hizmet veriyoruz

Sentez Termal Görüntüleme ve Ölçüm Sistemleri Satış ve Uygulama Sorumlusu Hasan Tahsin Yazıcı: “Termal kamerayla aslında bütün sektörlere hizmet veriyoruz”

 

Firmanızı okuyucularımız için tanıtır mısınız?

 

Hasan Tahsin Yazıcı: Sentez Grup birkaç firmadan oluşmuş bir şirketler grubu. Başta Sentez Optik Elektronik firmasıyla başlamış ve yıllar içinde gelişmiş. 2008 yılından itibaren Sentez Termal Görüntüleme ve Sentez Optik Elektronik şeklinde şu anda yoluna devam etmekte. Bu iki firmadan Sentez Optik Elektronik’in uzmanlık alanı hassas laboratuvar terazileri, nem tayin cihazları ve viskozimetreler olarak geçiyor. Sentez Termal Görüntüleme firması da adından da anlaşılacağı üzere termal görüntüleme cihazları ile ilgili çalışıyor. Sentez Termal Görüntüleme olarak termal kameralarda Flir, korona kameralarda Ofil Systems’ın Türkiye temsilciliklerine sahibiz.

 

Emre Budak: Sentez, Türkiye’ye infrared termografi teknolojisini yani termal kamerayı getiren ilk firma. Şirket kurucularımız Türkiye’yi termal kamerayla 1989’da tanıştırmışlar.
Günümüzde ise tek işi termal görüntüleme olan tek firma konumundayız. Birçok temsilcilikle çok kola dağılmadan sadece infrared termografi çalışan tek firmayız. Sadece satış yapmıyoruz; termal kameralarla çözüm üretiyoruz ve infrared termografi eğitimleri veriyoruz. Kurulum, saha çalışması gibi infrared termografinin gerektirdiği her şeyi yapıyoruz. Yani işimiz ithal ettiğimiz ürünü satmaktan ibaret değil.
Rakiplerimizden farklı olarak böyle bir özelliğimiz var; aynı zamanda termal kameralarla ölçüm hizmetleri veriyoruz. Termal kameraya yatırım yapmak istemeyen firmalara gidip kendi cihazlarımız ve ekibimizle ölçüm hizmetleri veriyoruz.

 

Hasan Tahsin Yazıcı: Firmaların talepleri doğrultusunda, kendi ekiplerimizle, özellikle elektrik sistemlerine yönelik veya mekanik sistemlere-izolasyona ihtiyacı olan veya izolasyon problemi olabilecek noktaların denetimiyle ilgili de ölçüm hizmetleri veriyoruz. Daha sonra da bu ölçümler sonucunda tespit edilen problemli yerleri kendilerine bildirip, gereken kestirimci ve koruyucu bakım önlemlerini almalarını sağlıyoruz. Böylelikle de firmalar, termal kameranın uygulama kısmıyla da tanışmış oluyorlar; ne kadar faydası olduğunu bizzat görüyorlar. Bundan sonraki süreçte de, %80-90’ı termal kamera almaya karar veriyorlar. Termal kamera konusunda bilinçlendirme açısından sektöre böyle bir katkımız oluyor.

 

Hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz?


Hasan Tahsin Yazıcı: Termal kamerayla aslında bütün sektörlere hizmet veriyoruz. Çünkü tüm sektörlerin elektrik enerjisi ihtiyacı var. Bunun yanında mekanik sistemler ve izolasyon gerektiren sistemlere sahip olmaları da gerekiyor. Bunların hepsinde termal kamera, problem tespit etmek, performans artırmak ya da enerji verimliliği sağlamak amacıyla kullanıldığı için tüm sektörlerde termal kamera kullanımı bir gereklilik aslında…

 

Emre Budak: Termal kameranın kullanım alanının çok geniş olması da biraz bizim sektör ayrımından uzaklaştırıyor. Çünkü termal kamera en basit tabiriyle yüzey sıcaklık dağılımlarını ölçen bir cihaz ve bazen en küçük bir atölyedeki elektrik panosu ölçümünde gerekebildiği gibi bazen de savunma sanayisinde bir roketin üzerindeki sıcaklık dağılımının ölçülmesinde de gerekiyor. Endüstrideki pek çok sektörü kapsıyoruz.

 

Uygulama alanları her geçen gün artıyor. Müşteriler gelip bize belli alanlarda termal kamera kullanılabilir mi diye soruyorlar. Biz de gidip görüyor ve bir çözüm sunmaya çalışıyoruz. Bu tarz uygulamalar eklendikçe de çalışma alanımız genişlemeyi sürdürüyor.

 

Hasan Tahsin Yazıcı: Kısa süre önce Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan gelen talep doğrultusunda, daha önce dünyada yapılmamış olan bir proje yaptık. Sabiha Gökçen yetkilileri ile check-in bankolarındaki bagaj yükleme sistemlerinde bir uygulama yaptık. Çocukların bagaj kısmına girip orada herhangi bir kazaya sebebiyet vermemesi ve çocuğun hayati tehlike yaşamasını engellemek için bir güvenlik sistemi oluşturmak istediler ama bunu nasıl yapacaklarını bilemedikleri için yaptıkları birkaç denemenin ardından bize ulaştılar. Biz de yaptığımız projeyle sorunlarına çözüm bulduk. Başlangıçta belirli bir limite kadar hataları kabul ediyorlardı ama biz bu limitleri neredeyse %0’a kadar çektik; onların istediğinden çok daha iyi bir sistem hayata geçirdik. Şu an Sabiha Gökçen’de çalışan bu sistem Flir’in dünyadaki diğer kullanıcılarına örnek teşkil etmek açısından kullanılan Flir’in aplikasyon notları arasına girdi. Dünyada ilk olma niteliği taşıyan ve örnek gösterilen böyle başarılı bir uygulamayı yapmış olmaktan gurur duyuyoruz.

 

Emre Budak: Flir’in dünyadaki bütün termal kamera üreticilerinden bir farkı var. Birçok termal kamera üreticisi çok kısıtlı bir aralıkta modeller üretip belli sektörlere hitap eden termal kamera modelleri sunuyorlar. Amerikan kökenli bir global firma olan Flir termal kamera teknolojisini dünyaya kazandıran firma. Dolayısıyla 60-70 yıldır termal kamera üzerine çalıştığı için inanılmaz bir know-how’ı var ve çok geniş ürün aralığı var. Hem teknolojik olarak çok düşük modellerden yüksek modellere kadar hem de ticari olarak çok ucuz termal kameralardan çok pahalı termal kameralara kadar çok geniş bir ürün gamı var. Bu geniş ürün gamı bize çok büyük avantajlar sağlıyor; bizi hitap ettiğimiz sektörler konusunda tamamen bağımsız kılıyor.

 

Ürünlerinizden bahseder misiniz? Sıklıkla tercih edilen ürünleriniz hangileri?


Hasan Tahsin Yazıcı: Gruplandırarak anlatayım; Flir’in birçok çeşidi var ve bunlar da kendisi içinde gruplandırılmış durumda. Bunlardan en yaygın kullanılanı Flir’in el tipi termal kameraları. Bunların elde taşınabilir, şarj edilebilir bataryalara sahip, hafıza kartlı, bluetooth’la ses kaydı alabilen, wireless özelliği ile değişik mobil aygıtlara bağlanıp bunlar üzerinde işlemler yapabilen; el tipinden yüksek modellere çıkıldıkça GPS özelliğiyle uydudan görüntünün nereden alındığına dair koordinatları kaydedebilen, dokunmatik ekranları sayesinde üzerinde çizim yapılabilen ve yazı yazılabilen ileri teknoloji sistemleri de var. El tipleri kendi içerisinde i, E ve T serileri olmak üzere üç gruba ayrılıyor.

 

Flir’in otomasyon serisini ise daha çok sabit tip kullanılan, üretimde sürekli sıcaklık takibi, güvenlik amaçlı yani sıcaklık ölçen ama aynı zamanda belirlenen değerler üzerinde veya altında kalan limitlerde belirli sinyaller ve çıkışlar üretebilen ve bunlarla kullanıcıyı, operatörü uyarabilen sistemler olarak özetleyebiliriz. Bu tip otomasyon kameralarını Sabiha Gökçen Havalimanı örneğinde olduğu gibi birçok alanda kullanabiliyoruz.

 

Bunun yanında Flir’in Ar-Ge çalışmalarında kullanılan SC serisi dediğimiz termal kameraları da mevcut. Bunlar da el tipi veya sabit olarak birkaç modele sahip. El tipi olanları bir yerden başka bir yere taşınırken işlemi kolaylaştırıyor, sabit tipler ise daha çok laboratuvarlar ya da belli bir noktada konumlandırıldıkları yerlerde kullanılıyor. Ar-Ge kameralarının researcher adında bir yazılımı var. Bu program sayesinde birçok datayı kaydedip, zamana bağlı sıcaklık değişimlerini, profillerini veya histogramlarını analiz edip gözlemleyebiliyorsunuz. Böylelikle ürün geliştirme aşamasında ürünün performansını da görmüş oluyorsunuz. Burada kast ettiğim ürün herhangi bir şey olabilir; önemli olan yüzeyindeki sıcaklık dağılımlarının ürüne etki ettiği performans.

 

Emre Budak: Flir’in bir de gaz kameraları var. Bunlar da termal kameralar fakat diğer kameralarımızdan farklı bir yapıya sahipler. Yine termal kamera mantığıyla çalışıyorlar ama gaz tespiti için belirlenmiş dalga boylarında çalışıyor ve gaz kaçaklarının görüntülenmesini sağlıyorlar. Özellikle rafinerilerde ve petrokimya sektöründe kullanılıyor. Bu sektörlerde gaz kaçağı çok önemli bir sorun. Her ne kadar ülkemizde en büyük sorun kaçırılan gazın maliyeti olarak düşünülse de aslında dünya böyle bakmıyor; çevre kirliliği daha büyük bir sorun olarak değerlendiriliyor. Dışarıya yayılan gazla ilgili Avrupa’da birçok protokol var. Hatta çoğu rafineride artık bu tip kameraların kullanılması zorunluluğu var.
Dünya genelinde bu tip kameraları üreten tek firma olan Flir, bu konuda da oldukça başarılı ve yüksek performanslı ürünler ortaya koyuyor. Bu kameralar ağırlıklı olarak petrokimya, ağır sanayi ve demir-çelik sektörlerinde kullanılıyor.

 

Sentez Görüntüleme olarak, kendi tercihimiz doğrultusunda yıllardır sadece termal kameralar konusunda uzmanlaştık ve Flir markasının temsilciliğini yaptık. Bunu çok fazla da değiştirmeyi düşünmüyoruz ama yeni bir temsilciliğimiz var. Termal kameranın ana kullanım alanlarından biri enerji iletim hatlarında arızaları bulmak. Bu yıl, enerji iletim hatlarında gerilim boşalması dediğimiz “korona” hatalarını bulan korona kameralarının da satışına başladık. Bu konuda da yine termal kamerada Flir’in olduğu gibi, korona kamerada dünyanın bir numarası olan Ofil Systems’la çalışmaya başladık.

 

Enerji iletim hatlarında termal kameralar ve korona kameralar birbirini tamamlayan ürünler. Biz yıllarca bu alanın boş kaldığını fark ettik ve Türkiye’ye ilk defa korona kamera getirmeye başladık.

 

Türkiye’deki müşterilerinizden birkaç isim verebilir misiniz?


Emre Budak: Termal kameranın özellikle yoğun kullanıldığı bir alan elektrik bakımı olduğu için en önemli müşterilerimiz onlar.

 

Aklınıza gelebilecek her türlü büyük firma müşterilerimiz arasında. Türkiye’de otomotiv sektöründe olan tüm firmalarda varız. Beyaz eşyada bütün büyük üreticiler ürünlerimizi kullanıyor. Savunma sanayisinde çalıştığımız çeşitli kurumlar var. Üniversiteler de müşterilerimiz arasında; çeşitli projelerde termal kameraları kullanıyorlar, her yıl 5-10 üniversitenin değişik termal kamera alımı olur. Demir-çelikte en büyüğünden tutun çok düşük bazlı demir-çelik sektörü oyuncularına kadar müşterilerimiz var. Ayrıca aklınıza gelebilecek çoğu çimento fabrikasında varız. Özel elektrik üretim santrallerinin hepsinde çalışıyoruz. Son yıllarda başlayan rüzgar santralleriyle de çalışıyoruz. Enerjinin olduğu hemen hemen her alanda varız. Bu bahsettiklerimiz öne çıkanlar ama şu an mesela sayısını bilmediğimiz kadar sıhhi tesisatçıda da varız. Termal kameralar evlerde özellikle sıcak su hatları borularındaki kaçakları bulmak için kullanılıyor. O yüzden referanslarımız saymakla bitmiyor.

 

Sektörün durumu hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?


Emre Budak: Endüstriyel sektörde çok fazla Uzak Doğu ürünlerinden yakınan olabilir ama termal kamera konusunda uzmanlar olarak bizim bu konuda çok fazla şikayetimiz yok. Çünkü termal kamera çok yüksek bir teknoloji ve Uzak Doğu henüz bu alanda çok başarılı değil. Infrared termografi zor bir teknoloji olduğu için biraz geride kaldılar şimdilik diye tahmin ediyorum.

 

Türkiye’de, infrared termografi alanında ben kendi adıma iyi bir rekabet olduğunu düşünüyorum. Bizim rekabetten yana bir sıkıntımız yok çünkü hem bu alanda en iyi firmanın temsilciliğini yapıyoruz hem de uzun yıllardır bu alanda çalışıyoruz. Üstelik rekabet, hala gelişmekte olan bir teknolojiye dayanan iş yaptığımız için teknolojinin daha hızlı gelişmesini sağlıyor.

 

Biz sadece cihaz satmıyoruz; çözüm satıyoruz. Bizi arayıp da şu model cihazın teklifini gönderir misiniz diyen kimseye teklif göndermeyiz. Her zaman ilk önce ne yapmak istediklerini sorarız. Çünkü müşteri bazen fazla yüksek bir model seçmiş oluyor. Biz ticari düşünmeden daha düşük modelle de işini yapabileceğini söylüyoruz. Bazen de müşteri çok düşük bir model seçmiş oluyor; eğer o modeli verirsek termal kameranın işe yaramadığını düşünür. Bunların önüne geçmek için uygulama detaylarını öğrenmeden kimseye yardımcı olmayız. Uygulama detayını öğrendikten sonra da sadece teklif veren bir firma değiliz. Her zaman bilgimiz ve teknik desteğimizle çözüme ulaşmaları için elimizden geleni yapıyoruz. Başka bir firmadan ürün temin etseler bile doğru uygulamaları yapmaları bizim için önemli. Çünkü infrared termografinin her zaman olumlu referans alması lazım ki iş alanımız genişlesin. Bu fikirler belki ticari olarak enteresan görülebilir biz firma olarak bu şekilde ilerliyoruz ve gidişatımızdan gayet memnunuz. Bunca yıldır kimsenin Sentez’le ilgili olumsuz bir dönüşü olmamıştır; bu da bizim doğru yolda olduğumuzu gösterir.

 

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?


Hasan Tahsin Yazıcı: Şunları söyleyebiliriz; daha önce yaşanan domuz gribi vakalarında kurulan cihazlar da bizim projemiz olarak hayata geçmişti. Orada yaptığımız hızlı kurulumlar vardı. Bunun yanında Türkiye’de termal kamerada değişik bir uygulama yapılacaksa da, ilk referans proje çalışmasını yapan firma Sentez oluyor. Uzun yıllara dayanan uzmanlığımız ve yüksek kaliteli ürünlerimizle çözümler yaratıyoruz. Örneğin birkaç yıl önce yaşanan domuz gribi vakalarında kurulan cihazlar bizim projemiz olarak hayata geçmişti; o dönemde hızlı kurulumlar yapmıştı. Ayrıca bahsettiğim Sabiha Gökçen örneğinde olduğu gibi dünyada olmayan, daha önce yapılmamış bir uygulamayı hayata geçirdik. Bunu yapabilecek ürün de program da vardı ama doğru noktaya, doğru ürünle, programda doğru ayarlamalar yaparak uzmanlığımızı katarak bir sistem oluşturduk. Sürekli bu tür yeni projeler üzerinde çalışıyoruz. Böylelikle de hem Sentez hem de Flir Türkiye’de yaygınlaşıyor, daha iyi yerlere geliyor.

 

Kaynak: http://www.otomasyondergisi.com.tr/arsiv/yazi/63-sentez-termal-goruntuleme-ve-olcum-sistemleri-satis-ve-uygulama-sorumlusu-hasan-tahsin-yazici-termal-kamerayla-aslinda-butun-sektorlere-hizmet-veriyoruz